Bel Ağrısı

Home/Bel Ağrısı
Bel Ağrısı 2016-12-23T00:16:14+00:00

Bel ağrısı

Bel ağrısının birçok sebebi vardır;  %90’dan fazlası mekanik nedenlerdir. Çoğu zaman esas sebep saptanamaz. Ancak bu durum çoğu zaman hasta açısından herhangi bir sorun yaratmaz. Nedeni ne olursa olsun pek çok durumda bel ağrısının tedavisi benzerdir. Bu nedenle çoğunlukla, doğrudan tedavi üzerinde durulur. Örneğin uygun bir egzersiz programı yararlı olabilir. Çoğunlukla doğru ve tam bir tedavi ile çoğu hastanın şikâyetleri tanı koyma sürecinden bile daha kısa sürede geriler.

Bel ağrısı nedenleri

Bel ağrısı ‘na çok sık rastlanılır.

En çok mekanik nedenlerle oluşur (Mekanik bel ağrısı)

En yaygın sebep kas-iskelet sistemi kaynaklıdır. Kas-iskelet sistem kaynaklı bozukluklarda ağrının kaynağı omurgayı destekleyen kas, tendon (kiriş) ve ligaman (bağ) lardır. Bu rahatsızlık “strain/sprain” şeklinde adlandırılır ve toplumda yaygın olarak “belde zorlanma/incinme” diye bilinir. Bel ağrısına neden olan diğer bozukluklar sıklıkla omurganın normal yapısında bulunan disk veya faset eklemlerle ilgilidir. Disk, omurlar arasında bulunan yastıkçıklardır. Faset eklemler ise omurgayı oluşturan kemiklerin her iki yanında bulunan küçük eklemlere verilen isimdir. Bu rahatsızlıklar ise genellikle “diskojenik ağrı”, “dejeneratif disk hastalığı” veya “omurganın osteoartriti (kireçlenme)” olarak adlandırılır.

Bel ağrısı yapan diğer hastalıklar şunlardır:

Travma, tümör/kanser, infeksiyon, konjenital nedenler (doğumsal bozukluklar), herediter durumlar (kalıtsal hastalıklar), nöromüsküler (kas ve sinir kaynaklı) ve psikojenik rahatsızlıklar. Ayrıca vücudun başka bir bölgesindeki problem bel ağrısı şeklinde kendini gösterebilir (örneğin prostat, mesane, bağırsak gibi iç organ hastalıkları).




112 Comments

  1. elizzz 4 Mart 2017 at 16:57 - Reply

    Hocam Merhaba.
    Yaklaşık 6 ay önce sağ kolumun hemen yanında bi şişlik olustu.hemen üniversite hastanesine meme cerrahisine gittik.bi problem çıkmadı. Fakat 2_3 ay zarfında koluma ağrı olmaya başladı. Ortapediye gittim sağ kol emar çekildi. .eklem iltihabı çıktı. Basit kas gevşetici ve ağrı kesiciler verildi..yine 2 3 ay icinde ağrı sol koluma boynuna belime diz kapaklarımin üstüne ve bacaklarima yayıldı het gün ağrılarım oluyor ve ağrı kesici geçirmjyor. .universitede dahiliye ye ve Ortapediye tekrar gittim ayrıntılı kol emari ve diz emarii istedi Dr fakat daha zamanı var ve ben çok korkuyorum.kemiklerde tümör vb.bir şey olsa ilk emarda çıkar miydi.kan tahlillerimde biraz demir eksikliği cikti başka bi sorun çıkmadı. Bu belirtiler hiç geçmiyor acaba kanser gibi ciddi bişey olabilir mi?

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN
      Prof. Dr. Erbil DURSUN 7 Mart 2017 at 14:34 - Reply

      Bu tip ağrılara neden olan birçok hastalık olabilir. Öncelikle teşhis konuşmalı ve tedavi planlanmalı. Bu gibi durumlarda kanse çok nadir olarak karşımıza çıkıyor rahat olun. Geçmi olsun.

  2. Volkan 27 Şubat 2017 at 14:37 - Reply

    Ayaklarım cok yoruluyo ayakta duraniyom velimde agıe şekilde agrı var

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN
      Prof. Dr. Erbil DURSUN 28 Şubat 2017 at 12:33 - Reply

      Birçok neden buna sebep olabilir. Detaylı incelenmeniz gerekir. Geçmiş olsun.

  3. Hasan Hüseyin bilgin 13 Şubat 2017 at 12:50 - Reply

    Hocam ankilozon spondilt var bende sandalyeye oturup kalktığında belim dogrulmuyor yataktan kalktığında dogrulmuyor ne yapacağını şaştım pilatin takilsa ağrı gecermi

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN
      Prof. Dr. Erbil DURSUN 18 Şubat 2017 at 13:57 - Reply

      Ankilozan spondilit için çok yeni tedavi seçenekleri var. Bunlar sizi çok rahatlatacaktır. Platin takılması bu hastalıkta düşünülmez. Temasta kalalım. Geçmiş olsun.

  4. Hasan Hüseyin bilgin 13 Şubat 2017 at 12:47 - Reply

    Hocam bende ankilozon spondilt var hangi hapı hangi iğneyi vursakta geçmiyor humira iğnesi 5 aydirda çok agrim var sandalyeye oturduğunda belim doğruluyor her oturup kalktığında dogrulmuyor biktim hayat beni mahvediyor pilatin takilsa ağrıyı azaltirmi

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN
      Prof. Dr. Erbil DURSUN 18 Şubat 2017 at 13:57 - Reply

      Ankilozan spondilitte çok yeni ve çok yararlı tedaviler var. Platin bu hastalıkta yapılmaz. Geçmiş olsun.

  5. NECLA 30 Ocak 2017 at 13:01 - Reply

    Hocam merhabalar hocam daha öncesinde bir bel ağrım yoktu masa başı çalışıyordum aynı şekilde çalışmaya devam ediyorum fakat 1,5 2 ay gibi bir sürede bel ağrısı oluşmaya başladı kuyruk sokumu’nun üst kısmında ince çizgi halinde enine doğru bir ağrı var hocam oturduktan onbeş dk sonra ağrımaya başlıyor ve bu ağrının geçmesi için ayağa kalkıp 15 dk yürümem gerekiyor hareket edince geçiyor fakat sadece oturduğum zaman ve sabah kalktığım zaman ağrım oluyor romatizmal olabilir mi ne yapmam gerekir bilgi verirseniz sevinirim .Teşekkür ederim..

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN
      Prof. Dr. Erbil DURSUN 31 Ocak 2017 at 17:44 - Reply

      Evet romatizmal olabilir, detaylı bir şekilde sizinle konuşmak,muayene ve gerekirse tetkikler gerekiyor. Geçmiş olsun.

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN
      Prof. Dr. Erbil DURSUN 31 Ocak 2017 at 17:44 - Reply

      Evet romatizmal olabilir, detaylı bir şekilde sizinle konuşmak,muayene ve gerekirse tetkikler gerekiyor. Geçmiş olsun.

  6. Halilhan 30 Ocak 2017 at 10:22 - Reply

    Hocam Ben 12 yasindayim Ama dun yolculuktan Geldim 2 saatlik yolculugun sonlarina dogru Belimde hafif bir agri oldu ilk basta ben onemaemedim Ama eve gelince Ayaga kalkamiyordum simdi die 1 gece Yattim Vede Haraket Edingen bekom cok agriyor haeaket edemiyorum

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN
      Prof. Dr. Erbil DURSUN 31 Ocak 2017 at 17:44 - Reply

      Bel ağrısının birçok nedeni var. Çoğu mekanik nedenlerle oluşuyor ve kısa sürede iyileşiyor. Geçmiş olsun.

  7. Hakan 24 Ocak 2017 at 00:11 - Reply

    Hocam merhaba..benimde şikayetim son 2 aydır yerde çiğdembaş oturma şeklinde 10 dakika oturamıyorum..oturunca sol arka böbrek tarafı ağrı yapıyo..ama uzanınca geçiyor geri..bu neden kaynaklanır bilgi verirmisiniz

  8. Hacer 16 Ocak 2017 at 16:00 - Reply

    Merhaba hocam gebeligimin 37. Haftasinda baslayan bir bel agrim var. Dogumdan sonra bu agri cok siddetlendi ilk 3 ay surekli kilitlenip kaldim bebegimi kucagima bile alamadim, yatmak benim icin iskence yatinca kalkamiyorum. Bebegim suan 7 aylik agrinin siddeti ilk 3 aya gore düstu ama hicbir sekilde gecmiyor. Epey farkli ilaclar kullandim fakat etkisini goremedim. Agriyi en cok gece yatakta yatarken hissediyorum. Ozellikle uykuda sirt ustu yatmissam kendimi dönduremiyorum. Bu arada ankilozan spondolit bakildi bisey cikmadi

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN
      Prof. Dr. Erbil DURSUN 17 Ocak 2017 at 12:05 - Reply

      Lütfen öncelikle http://www.felc-romatizma.com/bel-agrisi adresinde hazırlamış olduğumuz bel ağrısı bölümündeki sıkça sorulan soruların yanıtlarını inceleyin. Onlarca soru ve cevabı var bunları inceleyin. Geçmiş olsun.

  9. UĞUR AKDOĞAN 4 Ocak 2017 at 18:25 - Reply

    Hocam merhaba ..

    56 yaşındayım ,yaklaşık 7-8 aydır ,15 -20 dakika yürüdükten sonra veya ayakta durduğumda belim ağrıyor ,oturunca ya da yatınca hemen geçiyor ağrı , kışın soğuk havalarda ağrının şiddeti artıyor kilom biraz fazla

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN
      Prof. Dr. Erbil DURSUN 14 Ocak 2017 at 14:17 - Reply

      Bu şikayetiniz belde kanal daralmasına uyuyor. Sabırla fizik tedavi ve rehabilitasyon çalışmaları yapılmalı. Muhakkak kilo vermelisiniz ve düzenli egzersiz yapmalısınız. Geçmiş olsun.

  10. Mustafa 3 Ocak 2017 at 04:45 - Reply

    Selam hocam işim gereği sürekli oturan bir çalışanım son zamanlarda öne doğru eğilemiyorum eğildiğimde sağ ayağım diz kapağı ile kuyruk sokumu arasında bir ip geriliyormuş gibi bir kasılma oluyor dayanılmaz bir ağrıya neden oluyor son manlarda bu eğilme 45 derecelik açıya kadar düştü sol ayakta hiç sorun yok teşekkürler

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN
      Prof. Dr. Erbil DURSUN 14 Ocak 2017 at 16:37 - Reply

      Birçok nedene bağlı olabilir. Sizinle konuşmak ve muayene gerekir. Geçmiş olsun.

  11. Ayça 28 Aralık 2016 at 02:54 - Reply

    Hocam Merhaba,

    Boyun emraımda C4-5 diskinde santral protüzyon izlendi. C 5-6 diskinde posterior santral protüzyon ve bileteral foraminal protüzyon izlendi. C-6-7 diskiEl nde diffüz bulging izlendi. bilgileri var. Bu sonuçlar el parmaklarında istemsiz hareketlere neden olur mu ? El parmaklarım kollardan gelen bir hisle istemsiz oynuyor Çok sık oluyor . Nedeni boyun fıtığı mı ? Ayak parmağımda da farkettim bir kere. Çok hafif sızılar oluyor kollarımda ellerimde ayaklarımda bacaklarımda. Bel için henüz MR çektirmedim. Belimde de bacağa ayağa vuran ağrı ve sızılarım oluyor özellikle de kendimi zorladığımda.

    Bacaklarımda, ayaklarımda ,kollarımda ve ellerimde el parmaklarımdaki istemsiz hareketlere benzeyen seğirmeler oluyor. Bir nokta en fazla 3 kere ardı ardına seğiriyor. Bu seğirmeler asla bacak veya kolumda titreme yapmıyor. Tüm kan tahlili sonuçlarım normal çıktı. Saydıklarım dışında gücüm kuvvetim yerinde. Bu minik seğirmelerin nedeni de fıtıklar olabilir mi ?

    Sürekli oturarak ders çalışıyorum. Aynı şekilde oturmak da seğirmeler yaratabilir mi bedende ?

    Teşekkürler , iyi çalışmalar dilerim.

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN
      Prof. Dr. Erbil DURSUN 31 Aralık 2016 at 12:49 - Reply

      Öncelikle bir nöroloji doktoru sizi değerlendirsin. EMG tetkiki gerekebilir. Geçmiş olsun.

  12. MUSA GÜLER 18 Aralık 2016 at 14:17 - Reply

    6 YILDIR BEL FITIGINDAN KURTULAMADIM EMARDA HIÇ BIR ŞEY CIKMIYOR NE YAPICAM BILMIYORUM BIR ŞEY YOK DIYORLAR

  13. gunes kilic 14 Aralık 2016 at 11:46 - Reply

    hocam merhaba. 31 yasimdayim. yaklasik 2 aydir belimde findik buyuklugunde bir sislik var. uzerine bastirinca agri yapiyor ve disaridan gorulebiliyor. sert ve hareketsiz. tam sislik ya da kitle gibi de degil. sanki omurga kemigimin bir tanesi daha sis gibi. bebegimi kucakladigimda ya da egildigim zaman bel agrisina neden oluyor. uzerine cok bastirirsam ayagimda uyusma da hissediyorum. doktor manuel terapi onerdi. 4 kez gittim, ancak bir degisiklik olmadi. sizce nedeni ne olabilir bu sisligin? cok tedirgin oldum.. fikrinizi yazarsaniz cok sevinirim. tesekkur ederim. sevgiler.

  14. Kemal 11 Aralık 2016 at 19:33 - Reply

    Hocam hayırlı gunler benim rahatsızlığım sandalye ye oturduğum zaman boynum ve belim ağrı yapiyo çocuğumu kucağıma aldığım zaman belimin ortası ve pöc kısmına aşırı ağrı giriyo şimdiden tskler..

  15. Ayşe 29 Kasım 2016 at 07:24 - Reply

    Hocam merhaba. Belimde şiddeti önce az daha sonra artan bir şekilde ağrı başladı. Sırasında ağrı sol kalçam ve bacağımda hissetmeye başladım. Mr çekildi doktor sinire baskı yapan bir ödem olduğunu söyledi. İğne verdi. Iğneler bitti ancak ağrılarım tam olarak geçmedi. Yavaş yavaş azalacak mı bu ağrılar acaba ? Ya da eksik bir tedavi yöntemi mi uygulandı acaba bana ?

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 29 Kasım 2016 at 08:27 - Reply

      Sinir basılarında biraz sabırlı olmak lazım. Düzgün ilaçlar ve fizik tedavi ile çoğunluk vakada rahatlama olur. Bacakta ve özellikle ayak bileğinde kuvvetsizlik olursa acilen değerlendirmek lazım operasyon gerekebilir ancak bu durumda çok nadir gerçekleşir. Geçmiş olsun.

  16. Tugrul 14 Kasım 2016 at 22:45 - Reply

    Merhabalar
    Benim belim 2- 3 aydir sadece ziplayinca ayak ucunda yukselince agriyor yardimci olabilirmisiniz
    Ayrica ben sipircuyum , sipor yapmm gerekiyo sknti cikarir mi ?

  17. İREM GÖNÜLTAŞ 26 Ekim 2016 at 20:31 - Reply

    MERHABA. BELİMDE SAĞ TARAFTA BEL BOŞLUĞUNUN ÜST KISMINDA BİR NOKTADA BİR AĞRI VAR. UZUN ZAMANDIR DEVAM EDİYOR. ÖZELLİKLE OTURURKEN KENDİNİ ÇOK BELLİ EDİYOR. DESTEKSİZ OTURMA DİYE Bİ DURUM SÖZ KONUSU BİLE DEĞL ZATEN HİÇ DURAMIYORUM. DOKTORA GİTTİM SKOLYOZ OLDUĞUNU BUNA BAĞLI OLABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ BELKİ FARKLI Bİ FİKRİNİZ VARDIR. NE ÖNERİRSİNİZ. TEŞEKKÜR EDERİM.

  18. Nuray Kokcu 22 Ekim 2016 at 19:38 - Reply

    Hocam,43 yaşında bir kadınım.8 ay önce belimde hafif tutulmalarla birlikte yururken,ayakta durunca ağrılar başladı.Sabah tutulmaları da eşlik etti bu ağrılara.yuzustu ve sırt üstü asla yatamiyorum.Ortopedi servisinde röntgen sonucu herhangi bir sorun yok dedi doktor.Bu arada 100 mt yuruyemiyorum ve 10 dk ayakta dikilemiyorum.Fizik tedavi bölümüne gittim doktorumuz bel kaslariniz zayıflamış dedi.Bu arada kan tahlillerin yapıldı.Sonuçlarda temiz dedi doktor.4 kutu D vitami yazdı.Çünkü D vitamini çok düşükmüş.Kullandım güneşte 2 saat hergun oturdum.Dayanılmaz ağrılar eşliğinde yürüyüşle yapmaya çalıştım.6 ay daha geçti geldiğim nokta 5 dk yuruyemiyorum ayakta dikilemiyorum.Ağrılar sürekli değil ama hemen oturmazsam karnına yayılıyor.Yine gittim doktora Mr çekilmesini istedi.Açıkçası ruhsal çöküntü içindeyim.yıllarca çalıştım.Bu durumda olmak beni o kadar uzuyor ki anlatamam.Saygılarımla hocam.

  19. Rabia 7 Eylül 2016 at 02:17 - Reply

    Hocam merhaba
    Yaklasik 6 aydir bel agrisi sorunu yasiyorum.
    Belimin sag alt kisminda ağrılar oluyor.
    Beyin cerrahine gittim mr çekildim.
    Fitik yada sinir skismasi cikmadi bulgular normal denidli.
    Fakat hala agrim var.
    Özellikle yururken ve yoruldugumda cok siddetleniyor. Agrisindan sirt ustu veya hic bir sekilde yatamiyorum.
    Gecici olarak agri kesi igne oluyorum ama artik oda etki etmemeye basladi.
    175 boyundayim 85 kiloyum. Kilonun etkisi olabilecegini dusunuyorum.
    Nasil bir yol izleyeceğim bu surec icerisinde yani fitik yok einir skismadi yok ozaman bu agrinin sebebi nedir?
    Hangi branş da hekimden yardim almaliyim.
    Lutfen yardimci olun..

  20. mehmet 2 Eylül 2016 at 09:10 - Reply

    1.96 boyum var ve 30 dk masa başında oturduğumda belim ağrıyor

  21. Bülent Beşirli 5 Ağustos 2016 at 21:37 - Reply

    Hocam merhabalar, yaklaşık iki haftadır bel ağrısı çekiyorum. Yaşım, 42.bir müddet oturduğumda, bir şey kaldırırken, eğilip doğrulurken belim ağrıyor. Ama hareket halinde veya yatarken sıkıntı yok. Sürekli bir ağrı yok. Acaba nedeni ne olabilir. Cevabınızı bekler zahmetleriniz için çok teşekkür ederim.

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 9 Ağustos 2016 at 09:27 - Reply

      Tüm popülasyonlarda bireylerin yüzde 80’inde, yaşamın bir evresinde bel ağrısı şikâyeti ortaya çıkacaktır. Bu kadar yaygın görülmesi, birçok hekim grubunu ilgilendirmesi, yüksek oranda iş gücü kaybına neden olabilmesi bel ağrısını önemli kılan nedenlerdendir.
      Literatürde birinci basamak sağlık hizmetlerinde saptanan bel ağrısı nedenleri şu şekilde yer almaktadır: Hastaların yüzde 90’ında nonspesifik, kesin patoloji ile zayıf korelasyonlu bel ağrısı; yüzde 4’ünde semptomatik disk hernisi; yüzde 4’ünde kompresyon fraktürü; yüzde 3’ünde spinal stenoz; yüzde 0,7’sinde spinal malignansi (primer/sekonder); yüzde 0,3-5’inde ankilozan spondilit; yüzde 0,01’inde spinal enfeksiyon.
      Siyatalji ile sonuçlanan disk hernisinin ömür boyu prevalansı erkeklerde yüzde 5, kadınlarda yüzde 2,5’tir. Dünya Sağlık Örgütüne göre bir vakada bel ağrısının spesifik nedene bağlı olma olasılığı yüzde 0,2 olarak bildirilmiştir. Bu rakamlara baktığımızda yapılabilecek en önemli yorum şudur: Ülkemizde hem halk hem de hekimler bel ağrısını büyük bir oranda bel fıtığına bağlamaktadır. Hâlbuki durum hiç de öyle değildir.
      Bel ağrısının teşhisinde düz grafi ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ülkemizde çok sık kullanılmaktadır. Ancak, X-ray görüntülemede bulunan dejeneratif değişiklikler (disk mesafesi darlığı, osteofitler, skleroz) ile bel ağrısı arasındaki ilişki zayıftır. Görüntülemede saptanan spondilolizis, spondilolistezis, spina bifida, spondiloz ve Scheuermann hastalığının belirtilerle bir bağlantısı yoktur. MRG’de asemptomatik bel fıtığı saptanan kişi oranı yüzde 76’lara kadar çıkmaktadır. Hâlbuki MRG’ye bakıp disk hernisi operasyonu endikasyonu konulmaktadır. Şikâyeti olmayanlarda yüzde 76 oranında bel fıtığı saptanabiliyorsa, MRG ile cerrahi endikasyon koymak ne kadar anlamlıdır? Hemen her türlü bel ağrısında, rutin lomber radyografi ağrı ve fonksiyonel prognoza etkisizdir. Öte yandan, hızlıca MRG yapılmasının direkt grafiye üstünlüğü yoktur, sadece cerrahi oranını artırıcı etkisi vardır. Dünyadaki kılavuzlar (guideline) bel ağrısının erken döneminde (en az bir ay) radyografik görüntülemenin karşısında yer almaktadır. Oysa ülkemizde daha bel ağrısı anamnezi bile alınmadan hastalar radyolojiye gönderilmektedir.
      Yine bel ağrısının ülkemizde yoğun şekilde ameliyat edildiğini biliyoruz. Ampirik de olsa, gözlemlerimize göre ameliyat oranı son yıllarda, özellikle performans uygulamasından sonra gittikçe artmaktadır. Burada bazı kılavuz verilerinden söz edelim: Dejeneratif değişikliklerle birlikte olan kronik radiküler olmayan bel ağrısında yapılan spinal füzyonun yoğun rehabilitasyona üstünlüğü yoktur. Radikülopatili disk prolapsusunda standart açık diskektominin yararı, cerrahi olmayan tedavilere göre az-orta derecede daha üstündür. Ancak, burada iyiliğin süresi üç ay-dört yıl arasında değişmektedir. Bütün bunların yanında, kılavuzların radikülopatili bel fıtığında cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin etkileri ile ilgili görüşü, yeterli kanıtın olmadığıdır. Mayo Klinik, radikülopatide cerrahi endikasyonu şu kriterlerle bildirmektedir: Altı haftalık konservatif tedavide belirtiler gerilemiyorsa, ilerleyici kuvvetsizlik oluşuyorsa, temel aktivitelerde bile ciddi sıkıntı varsa.
      Dünya Sağlık Örgütü, özellikle yaşlılarda disk hernisi ve spinal kanal daralmasının görüntüleme tekniklerinde çok sık görüldüğünü, birçok vakada bu görünümlerin ağrı ile ilgili olmadığını ve cerrahide çok az bir bölümünde ağrının tamamen ortadan kaldırılmasının söz konusu olduğunu bildirmektedir.
      Kılavuzlar bel ağrısının prognozunun kötü olması ve kronikleşmesinin nedeni olarak psikolojik sıkıntı, depresyon, işten tatmin olmama ve somatizasyonu önemli parametreler olarak vermektedir. Hastanın işe yavaş dönüşü; psikolojik sıkıntı, yaşlılık, kadın olmak, fonksiyonel disabilite olması, iş veya iş arkadaşları ile ilgili problem olması, önceden hastanede yatış olması ve önceden bel ağrısı epizodunun olması ile ilişkilendirilmektedir. Kötü prognoz, eğitim seviyesinin düşüklüğü ile anlamlı olarak koreledir. O halde bel ağrısında prognozun tayin edilebilmesinde yukarıdaki faktörler mutlaka değerlendirilmelidir.
      Bel ağrısının yüzde 70’e kadar olan nedenini idiyopatik olarak bildiren yayınlar vardır. İlgili hekimlerin, dünya üzerinde çok sık karşılaşılan bu belirtiye kılavuzların doğrultusunda çok daha itinalı olarak yaklaşmaları yararlı olacaktır. Görüntüleme metotlarının gerektiğinde kullanılması, cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin uygun şekillerde planlanması, hastaların psikolojik durumlarının da göz önüne alınması hem tasarruf hem de optimum yararlanım sağlayacaktır.

  22. mira 2 Ağustos 2016 at 20:10 - Reply

    ya biri beni itti.5gündür belim agrıyo geçermi..

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 9 Ağustos 2016 at 09:35 - Reply

      Tüm popülasyonlarda bireylerin yüzde 80’inde, yaşamın bir evresinde bel ağrısı şikâyeti ortaya çıkacaktır. Bu kadar yaygın görülmesi, birçok hekim grubunu ilgilendirmesi, yüksek oranda iş gücü kaybına neden olabilmesi bel ağrısını önemli kılan nedenlerdendir.

      Literatürde birinci basamak sağlık hizmetlerinde saptanan bel ağrısı nedenleri şu şekilde yer almaktadır: Hastaların yüzde 90’ında nonspesifik, kesin patoloji ile zayıf korelasyonlu bel ağrısı; yüzde 4’ünde semptomatik disk hernisi; yüzde 4’ünde kompresyon fraktürü; yüzde 3’ünde spinal stenoz; yüzde 0,7’sinde spinal malignansi (primer/sekonder); yüzde 0,3-5’inde ankilozan spondilit; yüzde 0,01’inde spinal enfeksiyon.

      Siyatalji ile sonuçlanan disk hernisinin ömür boyu prevalansı erkeklerde yüzde 5, kadınlarda yüzde 2,5’tir. Dünya Sağlık Örgütüne göre bir vakada bel ağrısının spesifik nedene bağlı olma olasılığı yüzde 0,2 olarak bildirilmiştir. Bu rakamlara baktığımızda yapılabilecek en önemli yorum şudur: Ülkemizde hem halk hem de hekimler bel ağrısını büyük bir oranda bel fıtığına bağlamaktadır. Hâlbuki durum hiç de öyle değildir.

      Bel ağrısının teşhisinde düz grafi ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ülkemizde çok sık kullanılmaktadır. Ancak, X-ray görüntülemede bulunan dejeneratif değişiklikler (disk mesafesi darlığı, osteofitler, skleroz) ile bel ağrısı arasındaki ilişki zayıftır. Görüntülemede saptanan spondilolizis, spondilolistezis, spina bifida, spondiloz ve Scheuermann hastalığının belirtilerle bir bağlantısı yoktur. MRG’de asemptomatik bel fıtığı saptanan kişi oranı yüzde 76’lara kadar çıkmaktadır. Hâlbuki MRG’ye bakıp disk hernisi operasyonu endikasyonu konulmaktadır. Şikâyeti olmayanlarda yüzde 76 oranında bel fıtığı saptanabiliyorsa, MRG ile cerrahi endikasyon koymak ne kadar anlamlıdır? Hemen her türlü bel ağrısında, rutin lomber radyografi ağrı ve fonksiyonel prognoza etkisizdir. Öte yandan, hızlıca MRG yapılmasının direkt grafiye üstünlüğü yoktur, sadece cerrahi oranını artırıcı etkisi vardır. Dünyadaki kılavuzlar (guideline) bel ağrısının erken döneminde (en az bir ay) radyografik görüntülemenin karşısında yer almaktadır. Oysa ülkemizde daha bel ağrısı anamnezi bile alınmadan hastalar radyolojiye gönderilmektedir.

      Yine bel ağrısının ülkemizde yoğun şekilde ameliyat edildiğini biliyoruz. Ampirik de olsa, gözlemlerimize göre ameliyat oranı son yıllarda, özellikle performans uygulamasından sonra gittikçe artmaktadır. Burada bazı kılavuz verilerinden söz edelim: Dejeneratif değişikliklerle birlikte olan kronik radiküler olmayan bel ağrısında yapılan spinal füzyonun yoğun rehabilitasyona üstünlüğü yoktur. Radikülopatili disk prolapsusunda standart açık diskektominin yararı, cerrahi olmayan tedavilere göre az-orta derecede daha üstündür. Ancak, burada iyiliğin süresi üç ay-dört yıl arasında değişmektedir. Bütün bunların yanında, kılavuzların radikülopatili bel fıtığında cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin etkileri ile ilgili görüşü, yeterli kanıtın olmadığıdır. Mayo Klinik, radikülopatide cerrahi endikasyonu şu kriterlerle bildirmektedir: Altı haftalık konservatif tedavide belirtiler gerilemiyorsa, ilerleyici kuvvetsizlik oluşuyorsa, temel aktivitelerde bile ciddi sıkıntı varsa.

      Dünya Sağlık Örgütü, özellikle yaşlılarda disk hernisi ve spinal kanal daralmasının görüntüleme tekniklerinde çok sık görüldüğünü, birçok vakada bu görünümlerin ağrı ile ilgili olmadığını ve cerrahide çok az bir bölümünde ağrının tamamen ortadan kaldırılmasının söz konusu olduğunu bildirmektedir.

      Kılavuzlar bel ağrısının prognozunun kötü olması ve kronikleşmesinin nedeni olarak psikolojik sıkıntı, depresyon, işten tatmin olmama ve somatizasyonu önemli parametreler olarak vermektedir. Hastanın işe yavaş dönüşü; psikolojik sıkıntı, yaşlılık, kadın olmak, fonksiyonel disabilite olması, iş veya iş arkadaşları ile ilgili problem olması, önceden hastanede yatış olması ve önceden bel ağrısı epizodunun olması ile ilişkilendirilmektedir. Kötü prognoz, eğitim seviyesinin düşüklüğü ile anlamlı olarak koreledir. O halde bel ağrısında prognozun tayin edilebilmesinde yukarıdaki faktörler mutlaka değerlendirilmelidir.

      Bel ağrısının yüzde 70’e kadar olan nedenini idiyopatik olarak bildiren yayınlar vardır. İlgili hekimlerin, dünya üzerinde çok sık karşılaşılan bu belirtiye kılavuzların doğrultusunda çok daha itinalı olarak yaklaşmaları yararlı olacaktır. Görüntüleme metotlarının gerektiğinde kullanılması, cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin uygun şekillerde planlanması, hastaların psikolojik durumlarının da göz önüne alınması hem tasarruf hem de optimum yararlanım sağlayacaktır.

  23. bekir 25 Temmuz 2016 at 06:51 - Reply

    Kolay gelsin zorlamadan dolayı belinde ağrı oluştu doktora gitmedim kas gevşetici hap ve krem sürdüm yumusattim devamlılığı ne kadar sürer ve kalıcı olurmu ?

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 9 Ağustos 2016 at 10:29 - Reply

      Tüm popülasyonlarda bireylerin yüzde 80’inde, yaşamın bir evresinde bel ağrısı şikâyeti ortaya çıkacaktır. Bu kadar yaygın görülmesi, birçok hekim grubunu ilgilendirmesi, yüksek oranda iş gücü kaybına neden olabilmesi bel ağrısını önemli kılan nedenlerdendir.

      Literatürde birinci basamak sağlık hizmetlerinde saptanan bel ağrısı nedenleri şu şekilde yer almaktadır: Hastaların yüzde 90’ında nonspesifik, kesin patoloji ile zayıf korelasyonlu bel ağrısı; yüzde 4’ünde semptomatik disk hernisi; yüzde 4’ünde kompresyon fraktürü; yüzde 3’ünde spinal stenoz; yüzde 0,7’sinde spinal malignansi (primer/sekonder); yüzde 0,3-5’inde ankilozan spondilit; yüzde 0,01’inde spinal enfeksiyon.

      Siyatalji ile sonuçlanan disk hernisinin ömür boyu prevalansı erkeklerde yüzde 5, kadınlarda yüzde 2,5’tir. Dünya Sağlık Örgütüne göre bir vakada bel ağrısının spesifik nedene bağlı olma olasılığı yüzde 0,2 olarak bildirilmiştir. Bu rakamlara baktığımızda yapılabilecek en önemli yorum şudur: Ülkemizde hem halk hem de hekimler bel ağrısını büyük bir oranda bel fıtığına bağlamaktadır. Hâlbuki durum hiç de öyle değildir.

      Bel ağrısının teşhisinde düz grafi ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ülkemizde çok sık kullanılmaktadır. Ancak, X-ray görüntülemede bulunan dejeneratif değişiklikler (disk mesafesi darlığı, osteofitler, skleroz) ile bel ağrısı arasındaki ilişki zayıftır. Görüntülemede saptanan spondilolizis, spondilolistezis, spina bifida, spondiloz ve Scheuermann hastalığının belirtilerle bir bağlantısı yoktur. MRG’de asemptomatik bel fıtığı saptanan kişi oranı yüzde 76’lara kadar çıkmaktadır. Hâlbuki MRG’ye bakıp disk hernisi operasyonu endikasyonu konulmaktadır. Şikâyeti olmayanlarda yüzde 76 oranında bel fıtığı saptanabiliyorsa, MRG ile cerrahi endikasyon koymak ne kadar anlamlıdır? Hemen her türlü bel ağrısında, rutin lomber radyografi ağrı ve fonksiyonel prognoza etkisizdir. Öte yandan, hızlıca MRG yapılmasının direkt grafiye üstünlüğü yoktur, sadece cerrahi oranını artırıcı etkisi vardır. Dünyadaki kılavuzlar (guideline) bel ağrısının erken döneminde (en az bir ay) radyografik görüntülemenin karşısında yer almaktadır. Oysa ülkemizde daha bel ağrısı anamnezi bile alınmadan hastalar radyolojiye gönderilmektedir.

      Yine bel ağrısının ülkemizde yoğun şekilde ameliyat edildiğini biliyoruz. Ampirik de olsa, gözlemlerimize göre ameliyat oranı son yıllarda, özellikle performans uygulamasından sonra gittikçe artmaktadır. Burada bazı kılavuz verilerinden söz edelim: Dejeneratif değişikliklerle birlikte olan kronik radiküler olmayan bel ağrısında yapılan spinal füzyonun yoğun rehabilitasyona üstünlüğü yoktur. Radikülopatili disk prolapsusunda standart açık diskektominin yararı, cerrahi olmayan tedavilere göre az-orta derecede daha üstündür. Ancak, burada iyiliğin süresi üç ay-dört yıl arasında değişmektedir. Bütün bunların yanında, kılavuzların radikülopatili bel fıtığında cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin etkileri ile ilgili görüşü, yeterli kanıtın olmadığıdır. Mayo Klinik, radikülopatide cerrahi endikasyonu şu kriterlerle bildirmektedir: Altı haftalık konservatif tedavide belirtiler gerilemiyorsa, ilerleyici kuvvetsizlik oluşuyorsa, temel aktivitelerde bile ciddi sıkıntı varsa.

      Dünya Sağlık Örgütü, özellikle yaşlılarda disk hernisi ve spinal kanal daralmasının görüntüleme tekniklerinde çok sık görüldüğünü, birçok vakada bu görünümlerin ağrı ile ilgili olmadığını ve cerrahide çok az bir bölümünde ağrının tamamen ortadan kaldırılmasının söz konusu olduğunu bildirmektedir.

      Kılavuzlar bel ağrısının prognozunun kötü olması ve kronikleşmesinin nedeni olarak psikolojik sıkıntı, depresyon, işten tatmin olmama ve somatizasyonu önemli parametreler olarak vermektedir. Hastanın işe yavaş dönüşü; psikolojik sıkıntı, yaşlılık, kadın olmak, fonksiyonel disabilite olması, iş veya iş arkadaşları ile ilgili problem olması, önceden hastanede yatış olması ve önceden bel ağrısı epizodunun olması ile ilişkilendirilmektedir. Kötü prognoz, eğitim seviyesinin düşüklüğü ile anlamlı olarak koreledir. O halde bel ağrısında prognozun tayin edilebilmesinde yukarıdaki faktörler mutlaka değerlendirilmelidir.

      Bel ağrısının yüzde 70’e kadar olan nedenini idiyopatik olarak bildiren yayınlar vardır. İlgili hekimlerin, dünya üzerinde çok sık karşılaşılan bu belirtiye kılavuzların doğrultusunda çok daha itinalı olarak yaklaşmaları yararlı olacaktır. Görüntüleme metotlarının gerektiğinde kullanılması, cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin uygun şekillerde planlanması, hastaların psikolojik durumlarının da göz önüne alınması hem tasarruf hem de optimum yararlanım sağlayacaktır.

  24. Yakup 24 Haziran 2016 at 15:29 - Reply

    Selamun aleykum hocam 8 aydır belim ağırıyor kaç defa gittim doktora birşeyin yok diyip yolluyolar iki ilaç verip internetten biraz araştırdım da romatizmal birşey büyük ihtimalle çünkü yatarken belime iğne batıyor gibi oluyorum rahat yatamıyorum hareket edince pek agirmiyoken hareketsiz kalınca fecih bir ağrı giriyor ne yapmayalım hocam sizce teşekkürler

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 24 Temmuz 2016 at 19:47 - Reply

      Romatizmal bel ağrıları gerçekten gece ve istirahat halinde iken oluşur. Hareketle azalır. bu yüzden tanı konusunda çalışmak gerekir. Geçmiş olsun.

  25. illakara 8 Haziran 2016 at 21:06 - Reply

    Hocam iyi aksamlar.ben RA hastasiyim ve bu hastalikla 6 yildir mucadele vermekteyim fakat bazan cok acili geliyo hastaligim.bi kizim var ve iki tane dusuk olu dogum yaptim.tetkiklerde pihtilasmadan dolayi olu dogum oldugu ortaya cikti.hastaligimla hicbir alakasi yok.ve suan tekrar bi cocuk daha istiyorum suan bazi ilaclari kullanabiliyorum fakat bu ilaclarda yeterli gelmiyo.doktorum biyolojik ajana gecmek istiyo ve gebeliktede cimzia guvenli oldugunu soledi.sizin fikriniz nedir??cimzia gebeliktede kullanilirmi??tekrar dusuk yapmaktan cok korkuyorum.yardimci olursaniz vok mutlu olurum.

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 13 Haziran 2016 at 11:26 - Reply

      Bu ilacın hamilelik esnasında kullanılması önerilmemektedir. Ancak kullanılması ile doğacak bebeğe riskten daha büyük bir yarar olacaksa izin veilebilir.

  26. Melisa 16 Mayıs 2016 at 19:32 - Reply

    Hocam kas gevşetici ilaçlar için hangi doktora gitmem lazım acil cevap yazar misiniz?

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 19 Haziran 2016 at 13:03 - Reply

      Web sitemin yenilenme çalışmalarından dolayı geç cevap yazabiliyorum. Kas gevşeticinin ne için kullanılacağına bağlı.

  27. Serkan kılıç 16 Mayıs 2016 at 08:06 - Reply

    Hocam merhaba ben 34 yaşındayım ilk şikayetim karnimin üst kısmında başladı yapılan ulturasonda karaciger dalak büyümesi çıktı. Şimdide 4 gündür geçmiyen bir bel agrım var. Agrı omurgamdan sol kalçama vuruyor .

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 19 Haziran 2016 at 13:06 - Reply

      Web sitemin yenilenme çalışmalarından dolayı geç cevap yazabiliyorum. Bel ağrısı iç organ hastalıklarından da yansıyabilir. İyi değerlendirmek lazım. Geçmiş olsun.

  28. Sibel 14 Mayıs 2016 at 14:21 - Reply

    Bem ortapedi bölümüne gittim filim çekildi ve hic bir sey cikmadi doktorum kas ve eklem agrisi dedi ve kas gevsedicisi verdi. Bi sure onu kullandim ve agrilarim daha da artmaya başladi ve bi daha gittik yine filim cekildi yine bi sey cikmadi. Sonra iğne ve kas gevseticisi verdi . ama agrılarim yuzunden ayakta durmakta zorlaniyorum ve yürüyemiyorum . ne yapmam lazim

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 19 Haziran 2016 at 13:11 - Reply

      Web sitemin yenilenme çalışmalarından dolayı geç cevap yazabiliyorum. Hekimin detaylı incelemelere başlaması lazım. Geçmiş olsun.

  29. saban 2 Nisan 2016 at 17:25 - Reply

    Hacam sol kalcam ve bacakta agrim var yururken sol bacakta adim zor atiyorum duser gibi oluyorum lutfen cevap verirmisim

  30. Ahmet Yıldız 16 Mart 2016 at 20:37 - Reply

    Hocam benim sırtım ağrıyor soğuktan kaç kere doktora gittim kan tahlili istedi hep temiz çıktı ama halen ağrı geçmedi bunun nedeni ne olabilir

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 22 Mart 2016 at 19:07 - Reply

      Sırt ağrılarının en büyük nedeni duruş bozukluklarıdır. Ancak enfeksiyondan tutun romatizmaya kadar birçok neden olabilir. Detaylı bakmak gerekir. Geçmiş olsun.

  31. Selma 18 Şubat 2016 at 17:59 - Reply

    Hocam merhaba
    Iki uc gundur bel cukurumun daha altinda hafif sagda belli bir noktadan agri hissediyorum. Egilirken ve kalkarken otururken batiyor. Yatarken agri olmuyor. sorun ne olabilir sizce doktora gorunmeli miyim

  32. Ömer 14 Şubat 2016 at 10:20 - Reply

    Hocam ben top oynarken kafa topu için zıpladım ve benim yanımdaki arkadaş tam olarak belimin omurga kısmının sağ tarafına omuz attı-yani vurdu. Vurmasının üstünden bir-iki hafta geçti ve sonrasında yine top oynarken bel ağrım başladı. Koşarken bel ağrım gittikçe arttı. Belli bir zaman sonra top oynayamaz hâle geldim fakat normal durunca ağrı yok. Bazen sadece eğilirken veya bir anda oturmaya çalışırken ağrıyor. Sizce ne çeşit bir bel hastalığı vardır. Teşekkürler

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 16 Şubat 2016 at 20:07 - Reply

      Lütfen google’a şöyle yazın ve çıkan yazıyı okuyun: Bel Ağrısı Medimagazin. Geçmiş olsun.

  33. gamze 6 Şubat 2016 at 15:52 - Reply

    Merhaba hocam
    Benim son bir haftadir bel ,kol ve bacak agrim var. Acaba ne olabilir.

  34. AZİZ 31 Ocak 2016 at 17:28 - Reply

    Hocam merhabalar ben uzun zamandır bel ve kalça bölgelerinde şiddetli olmak üzere eklem yerlerinde ağrılarım oluyor. Çekilmiş olduğum Bilateral Sakroiliak Eklem MR sonucunda bulgular bilateral aktif sakroilet ile uyumludur çıktı doktorum MR CD sinide bakarak sen Ankilozan Spondidilitsin dedi. Bu test sonucu kesin ankilozan spondilit olduğumun sonucunu verir mi teşekkür ederim.

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 1 Şubat 2016 at 07:33 - Reply

      Hayır vermez. Sakroileit yapan birçok klinik durum var. Ancak doktorunuz siz anlayasınız diye ankilozan spondilit demiştir. Hızlıca gerekli tedaviler yapılmalı. Geçmiş olsun.

  35. Firdevs 28 Ocak 2016 at 07:05 - Reply

    Hocam merhaba sadece geceleri bel ağrısı oluyor aşırı derecede uyuyamiyorum sabahta ağrı dan kalkamiyorum ama gündüzleri olmuyor.hocam ben bu konuda napmaliyim?saygılar.

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 28 Ocak 2016 at 07:50 - Reply

      Bu ağrı romatizma kökenli bir ağrı gibi duruyor. Detaylı bir şekilde muayene edilmeniz lazım. Bazı tahliller gerekebilir. Eğer romatizma ise gecikmemek lazım. Geçmiş olsun.

  36. Efe 7 Ocak 2016 at 17:01 - Reply

    Hocam meraba ben futbol oynuyorum futbol oynarken yere düşmüştüm ve belinde bi ağrı vardı doktora gittim zedelenmiştir dedi kas gevşetici falan verdi ve bi tane jel var onu sürüyodum rahatlıyordum bi zaman sonra geçti kar yağdığında dışarı çıkıp koşarken yere düştüm tam belimin üstüne ve yine başladı koşamıyorum topa vuramıyorum bişey batıyor belime açıkçası spor yaparken zorlanıyorum sizce geçermi nasıl geçer bir daha spor yapabilecek miyim mesela futbol gibi ilgi gösterirseniz teşekkür ederim hocam iyi günler

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 7 Ocak 2016 at 21:28 - Reply

      Muayene edip neye bağlı bir ağrı bakmak lazım. Bu kadar bilgi ile bir şey diyemem. Geçmiş olsun.

  37. eren bozdemir 1 Aralık 2015 at 13:26 - Reply

    Iyi gunler belimde 2yildir agri var bel kaymasi diyorum ama cok hareket ettigim zaman beni kaburlastirma yapıyo kalcamdan ayak ucuma kadar agri iniyor sebebi ne olabilir

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 8 Aralık 2015 at 13:24 - Reply

      Bel-bacak ağrısı yapabileck onlarca neden var. Öncelikle teşhisi koymak gerekir. Geçmiş lsun.

  38. necati 16 Ekim 2015 at 22:41 - Reply

    hocam merhaba evde otururken birden hapşırdım hapşırmdan sonra belime bir ağrı girdi eğilemiyorum. ne yapmam lazım. kolay gelsin..

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 18 Ekim 2015 at 21:09 - Reply

      Belde kas tutulması veya fıtık olabilir. Böyle zorlayıcı hareketlerden sonra dikkatle duruma bakmak gerekiyor. Eğer fıtıksa önemli. Geçmiş olsun.

  39. Hakkı 30 Eylül 2015 at 13:13 - Reply

    Merhaba hocam,
    Henüz yeni başlayan bir rahatsızlığım var. Belimde herhangi bir ağrı hissetmiyorum dik durur vaziyetteyken belimi kırarak öne doğru eğilmeye çalıştığımda (L şeklinde yani namazdaki rüku gibi) kalça bölgesinden başlayarak ta ki ayaklara kadar bir gerilme ve sızlama var. Rahatsızlığım ne olabilir doktor bey?

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 1 Ekim 2015 at 08:52 - Reply

      Birçok şey olabilir. Sizinle uzun konuşulmalı, muayene edilmelisiniz. Gerekirse bazı tahliller ve görüntüleme tetkikleri yapılmalı. Geçmiş olsun.

  40. Coskun 9 Eylül 2015 at 20:59 - Reply

    Iyi gunler bende 2 aydır bel ağrısı var ağrının şiddeti üst zaman zaman yer değiştiriyor Ama genelde omuzlarına ortasında oluyor sabahları yataktan kalkmakla zorluk çekiyorum ayrıca bende fmf var ve 1 buçuk yıldır topuklarim da ağrı var sabahları yere basamiyo rum

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 10 Eylül 2015 at 08:41 - Reply

      Bu şikayetler birçok romatizmal hastalıkta olabilir. Sizinle uzun konuşma, detaylı muayene çok önemli olacaktır. Gerekirse bazı tetkikler yapılmalı. Geçmiş olsun.

  41. Elıf 28 Haziran 2015 at 11:18 - Reply

    merhaba hocam benim uzun zamandır baş agrısı,bacak agrısı çekiyorum bas Sırt boyun MR temiz çıktı herhangi olumsuz birsey cıkmadı ama halen baş agrılarım devam ediyor, iki haftadır da belimin ortasına bastırınca bir agrı hissediyorum doktor beni fizik tedaviye gönderiyor ama ama düzelmedi tam bastırınca cok agrıyor neden olabilir

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 5 Temmuz 2015 at 16:46 - Reply

      Bu şekilde şikayetlere sebep olabilecek onlarca hastalık var. İyi bir teşhis ve tedavi gerekir. Geçmiş olsun.

  42. Yasemin Gül 19 Haziran 2015 at 13:47 - Reply

    Merhaba hocam,

    Benim ağrılarım az şiddetli ama çok sık. Gece yattığım zaman belim ağrıyor. Rahatlamak için gerildiğimde ağrı bölgesinde oluşan bir hisle canım yanıyor. Yüz üstü yattığım zaman sorun olmuyor ama sırt üstüde ağrı başlıyor.

    En ufak bir eğilmede belim değil sırtım ağrıyor. Ağrıdığındaysa 5 dakika sert yere yatmam gerekiyor yoksa ağrı geçmiyor.

    Bir de ben sürekli sırtımı kıtlatıyordum sağlı sollu. Eskiden rahatlama hissi verirken artık ağrı veriyor ve sırtımın ortasında birkaç dakika geçmiyor.

    Hafif de kamburluk var. Boynumda ve kalçamda sıkıntı yok. Ne olur bu durumlar hocam?

  43. tugba 29 Nisan 2015 at 11:55 - Reply

    Merhaba benim koksiks kemiği mde kırık var ve 90 derece aci yapmis ve son aylarda aşırı ağrım var oturamiyorum ve ayakta kalamiyorum. Gittiğim doktorlar kortizonlu igne yada ameliyat öneriyor. Araştırdım ima göre hilterapi diye bir lazer tedavisi varmış. Sizinde görüşünuzü ogrenebilirmiyim

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 3 Mayıs 2015 at 19:24 - Reply

      Bu kadar ileri bir deformitede bir yararı olmayacağını sanıyorum. Ameliyattan önce manipülasyon yani parmak ile düzeltme denenmelidir.

  44. İnci öztaş 4 Mart 2015 at 11:09 - Reply

    Hocam Merhaba.
    Ben 1bucuk aydır kas güçlendirme ağırlıklı spor yapıyorum. Dün sabah spora gittim , akşamda pilates varmış ona gittim ve vücudumun ya yorgun oluşundan ya da yanlış bi hareket sebebiyle belim çok ağrıyor. Oturup kalkarken zorlanıyorum.öne doğru eğilemiyorum. Dün krem sürdüm kas gevşetici içtim. Bugün ise ağrıda bi eksikme olmadı sağ kalçama indi ve belimde sertlık var. Tıbbi masaj önerirmisiniz . Ufak tefek ev işleri şeklinde ağırlık kaldırmadan hareket etmelimiyim, yoksa uzanıp dinlenmelimiyim. Tahmini ne zaman gecer , yardımcı olmanız beni çok sevindirir. Teşekkür edrim. Saygılar..

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 5 Mart 2015 at 08:13 - Reply

      Bu gibi travmatik ağrılarda enjeksiyon sonucu hastayı çok hızlı sürede rahatlatmak mümkün. Geçmiş olsun.

  45. rümeysa 1 Şubat 2015 at 17:28 - Reply

    Merhaba ben 15 yaşındayım 2 seneye yaklaşık bel ağrım ve boynumda yanma oluyor napabilirim yardımcı olabilirmisiniz.

  46. Bahar 21 Ocak 2015 at 18:51 - Reply

    Gecmeyen bel ağrisi metastaz olabilir mi?
    42 yaşındayım. 2006 dan beri meme ca yim. 2008 de mediasten lenf nodu metastazi oldu fakat Allaha Şükür gördüğüm tedaviler ile tam iyileşme sağlandı. 2009 dan beri rutin kontrollerim devam ediyor. En son ağustos 2014 de yani 5 ay önce pet CT yapıldı ve temiz çıktı. Ancak 3 aydır devam eden bel ağrılarım var. MR da bel fıtığı çıktı. İstirahat igne ve ilaçlara rağmen geçmedi. Ağrı hareketle artiyor. İstirahat ile geçiyor. Geceleri ağrım yok. Acaba meme kanserinin metastazı olabilir mi?

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 1 Şubat 2015 at 12:41 - Reply

      Bahsettiğiniz şikayetler metastaza uygun değil. Ağrının yerini iyi tespit edip iğne tedavisinin direkt ağrı içine uygulanması çoğu zaman tedaviyi sağlıyor. Lütfen google’a “bel ağrısı erbil dursun medimagazin” yazın ve bu yazımı inceleyin. Öte yandan Meme ca olmanız sebebiyle elbette bu tür inatçı ağrılarda hekimin çok dikkatli olması ve gereken incelemeleri zamanında ve yeterli bir şekilde yapması gerekiyor. Lütfen facebook adresiniz varsa beni ekleyin: ProfDr Erbil Dursun. Ayrıca Daha detaylı konuşabilmek için sekreterimi arayıp bana ulaşabilirsiniz (0-530-3711855). Temasta kalalım. Geçmiş olsun.Geçmiş olsun.

  47. kübra 30 Ağustos 2014 at 17:15 - Reply

    merhabalar hocam benim yılda 1 kez soğuk ve rüzgardan belim tutulurdu1 hafta önce gene belim tutuldu dinlenmedim işe devam ettim 2 büklüm perşembe günü en son hapşırma sonrası 2 3 saat sonra sol ayağımda uyuşukluk hissettim bende hastANAEDE çalışıyorm dr lar hemen bel mr istedi ve 3 fıtık çıktı biri patlamış ve ameliyat olmalısn dediler ama ben ameliyattan yani anesterziden korkuyorum bunun ameliyatsız bi çözümü olurmu fizik tedavi dr muz normalde çok zor ameliyat der ama senin fıtık büyük dedi olmassan ayağın topallar felç olabilirsin dedi .hocam cevabınızı bekliyorum çok teşekkürler şimdiden

  48. gülabi arslan 18 Haziran 2014 at 12:33 - Reply

    İyi günler yaklaşı iki aydır bel ağrısı çekiyorum. 21 gün fizik tedavi gördüm. Bel hareketleri verildi günde 2 defa yapıyorum. Yaklaşık 10 gündür de ağrı kesici ve kas gevşetici kullanıyorum. Çok ağrım yok ama bazı harekteler ağrı yapıyor ve sinir bozucu olmaya başladı. Tekrar doktora görünmelimiyim, hangi bölüme gitmeliyim. mail adresime gönderirmisiniz cevabınızı

  49. ramazan 8 Ocak 2014 at 10:55 - Reply

    Merhaba Hocam , ben de 1 haftadır blim ağırıyor ağrı kalçama indi şimdi ayağım uyuşuyor 2 gündür ayağım uyuşuk. sizin tedavi iyi gelir mi ? bel fıtığı ameliyat olmadan çözülürmü bu aşamada . ” bu sonraki hayatımı nekadar etkiler artık iyileşti denildiğinde tekrar eskisi gibi olur mu ? “

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 9 Ocak 2014 at 12:00 - Reply

      Geçmiş olsun. Lütfen öncelikle “www.medimagazin.com.tr/authors/erbil-dursun/tr-bel-agrisi-72-52-3314.html” adresindeki bel ağrısı yazımı dikkatlice okuyunuz. Öncelikle bel ağrınız bel fıtığı mı buna bakmak gerekir. Ülkemizde maalesef bel ağrısı denince bel fıtığı anlaşılıyor. Bel MR’ında bel fıtığı bile çıksa bu klinik anlamda bel fıtığı demek değildir. Bu konu iyi anlaşılmalıdır. Öte yandan bel fıtıklarının çok az bir bölümü ameliyata gereksinim gösterir. Yine maalesef ülkemizde hemen her bel ağrısına fıtık ameliyatı yapılmaktadır. Oysa yapılacak ameliyat dışı tedavilerle sizin tekrar eski sağlıklı günlerinize dönme olasılığınız elbette çok büyüktür.

  50. Emine TAŞKIN 30 Mart 2013 at 21:51 - Reply

    Merhaba Hocam,bir yıl önce bel fıtığı teşhisi kondu.4 tane bel fıtığı varmış,50 tane iğne vurdular,15 tanesi kortizon diğerleri kas gevşeltici ile ağrı kesici.20 gün fizik tedavi gördüm,kaplıcalara gittim.Hiçbir şekilde ağrım azalmadı,ameliyat olmak istemiyorum.korkuyorum,çok sakat kalan gördüm.Zaten ameliyat olmak için maddi yönden durumumda müsait değil.Bana 3,5 milyar gibi bir rakam söylendi,Ve 2004 yılında Boyun fıtığı teşhisi kondu,sağ kolum şişti,ilaç tedavisinden sonra biraz iyi olmuştum ama şu anda yine kolumun ve boynumun ağrısından duramıyorum.Sırtımın boynuma doğru olan bölümü ağrıdığı için stres yaptığım zaman boynuma vuruyomuş ağrısı diye söylendi.Zaten normalde stresli bir insanım. Şu anda (Glucosamine&Chondroitin&MSM)Gıda takviyesini kullanıyorum.Ama ağrılarım yine başladı ilk günlerime tekrar geri dönmekten korkuyorum,Lütfen cevap yazarmısınz?.

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 30 Mart 2013 at 23:22 - Reply

      Tüm popülasyonlarda bireylerin yüzde 80’inde, yaşamın bir evresinde bel ağrısı şikâyeti ortaya çıkacaktır. Bu kadar yaygın görülmesi, birçok hekim grubunu ilgilendirmesi, yüksek oranda iş gücü kaybına neden olabilmesi bel ağrısını önemli kılan nedenlerdendir.
      Literatürde birinci basamak sağlık hizmetlerinde saptanan bel ağrısı nedenleri şu şekilde yer almaktadır: Hastaların yüzde 90’ında nonspesifik, kesin patoloji ile zayıf korelasyonlu bel ağrısı; yüzde 4’ünde semptomatik disk hernisi; yüzde 4’ünde kompresyon fraktürü; yüzde 3’ünde spinal stenoz; yüzde 0,7’sinde spinal malignansi (primer/sekonder); yüzde 0,3-5’inde ankilozan spondilit; yüzde 0,01’inde spinal enfeksiyon.
      Siyatalji ile sonuçlanan disk hernisinin ömür boyu prevalansı erkeklerde yüzde 5, kadınlarda yüzde 2,5’tir. Dünya Sağlık Örgütüne göre bir vakada bel ağrısının spesifik nedene bağlı olma olasılığı yüzde 0,2 olarak bildirilmiştir. Bu rakamlara baktığımızda yapılabilecek en önemli yorum şudur: Ülkemizde hem halk hem de hekimler bel ağrısını büyük bir oranda bel fıtığına bağlamaktadır. Hâlbuki durum hiç de öyle değildir.
      Bel ağrısının teşhisinde düz grafi ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ülkemizde çok sık kullanılmaktadır. Ancak, X-ray görüntülemede bulunan dejeneratif değişiklikler (disk mesafesi darlığı, osteofitler, skleroz) ile bel ağrısı arasındaki ilişki zayıftır. Görüntülemede saptanan spondilolizis, spondilolistezis, spina bifida, spondiloz ve Scheuermann hastalığının belirtilerle bir bağlantısı yoktur. MRG’de asemptomatik bel fıtığı saptanan kişi oranı yüzde 76’lara kadar çıkmaktadır. Hâlbuki MRG’ye bakıp disk hernisi operasyonu endikasyonu konulmaktadır. Şikâyeti olmayanlarda yüzde 76 oranında bel fıtığı saptanabiliyorsa, MRG ile cerrahi endikasyon koymak ne kadar anlamlıdır? Hemen her türlü bel ağrısında, rutin lomber radyografi ağrı ve fonksiyonel prognoza etkisizdir. Öte yandan, hızlıca MRG yapılmasının direkt grafiye üstünlüğü yoktur, sadece cerrahi oranını artırıcı etkisi vardır. Dünyadaki kılavuzlar (guideline) bel ağrısının erken döneminde (en az bir ay) radyografik görüntülemenin karşısında yer almaktadır. Oysa ülkemizde daha bel ağrısı anamnezi bile alınmadan hastalar radyolojiye gönderilmektedir.
      Yine bel ağrısının ülkemizde yoğun şekilde ameliyat edildiğini biliyoruz. Ampirik de olsa, gözlemlerimize göre ameliyat oranı son yıllarda, özellikle performans uygulamasından sonra gittikçe artmaktadır. Burada bazı kılavuz verilerinden söz edelim: Dejeneratif değişikliklerle birlikte olan kronik radiküler olmayan bel ağrısında yapılan spinal füzyonun yoğun rehabilitasyona üstünlüğü yoktur. Radikülopatili disk prolapsusunda standart açık diskektominin yararı, cerrahi olmayan tedavilere göre az-orta derecede daha üstündür. Ancak, burada iyiliğin süresi üç ay-dört yıl arasında değişmektedir. Bütün bunların yanında, kılavuzların radikülopatili bel fıtığında cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin etkileri ile ilgili görüşü, yeterli kanıtın olmadığıdır. Mayo Klinik, radikülopatide cerrahi endikasyonu şu kriterlerle bildirmektedir: Altı haftalık konservatif tedavide belirtiler gerilemiyorsa, ilerleyici kuvvetsizlik oluşuyorsa, temel aktivitelerde bile ciddi sıkıntı varsa.
      Dünya Sağlık Örgütü, özellikle yaşlılarda disk hernisi ve spinal kanal daralmasının görüntüleme tekniklerinde çok sık görüldüğünü, birçok vakada bu görünümlerin ağrı ile ilgili olmadığını ve cerrahide çok az bir bölümünde ağrının tamamen ortadan kaldırılmasının söz konusu olduğunu bildirmektedir.
      Kılavuzlar bel ağrısının prognozunun kötü olması ve kronikleşmesinin nedeni olarak psikolojik sıkıntı, depresyon, işten tatmin olmama ve somatizasyonu önemli parametreler olarak vermektedir. Hastanın işe yavaş dönüşü; psikolojik sıkıntı, yaşlılık, kadın olmak, fonksiyonel disabilite olması, iş veya iş arkadaşları ile ilgili problem olması, önceden hastanede yatış olması ve önceden bel ağrısı epizodunun olması ile ilişkilendirilmektedir. Kötü prognoz, eğitim seviyesinin düşüklüğü ile anlamlı olarak koreledir. O halde bel ağrısında prognozun tayin edilebilmesinde yukarıdaki faktörler mutlaka değerlendirilmelidir.
      Bel ağrısının yüzde 70’e kadar olan nedenini idiyopatik olarak bildiren yayınlar vardır. İlgili hekimlerin, dünya üzerinde çok sık karşılaşılan bu belirtiye kılavuzların doğrultusunda çok daha itinalı olarak yaklaşmaları yararlı olacaktır. Görüntüleme metotlarının gerektiğinde kullanılması, cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin uygun şekillerde planlanması, hastaların psikolojik durumlarının da göz önüne alınması hem tasarruf hem de optimum yararlanım sağlayacaktır.

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 30 Mart 2013 at 23:23 - Reply

      Tüm popülasyonlarda bireylerin yüzde 80’inde, yaşamın bir evresinde bel ağrısı şikâyeti ortaya çıkacaktır. Bu kadar yaygın görülmesi, birçok hekim grubunu ilgilendirmesi, yüksek oranda iş gücü kaybına neden olabilmesi bel ağrısını önemli kılan nedenlerdendir.
      Literatürde birinci basamak sağlık hizmetlerinde saptanan bel ağrısı nedenleri şu şekilde yer almaktadır: Hastaların yüzde 90’ında nonspesifik, kesin patoloji ile zayıf korelasyonlu bel ağrısı; yüzde 4’ünde semptomatik disk hernisi; yüzde 4’ünde kompresyon fraktürü; yüzde 3’ünde spinal stenoz; yüzde 0,7’sinde spinal malignansi (primer/sekonder); yüzde 0,3-5’inde ankilozan spondilit; yüzde 0,01’inde spinal enfeksiyon.
      Siyatalji ile sonuçlanan disk hernisinin ömür boyu prevalansı erkeklerde yüzde 5, kadınlarda yüzde 2,5’tir. Dünya Sağlık Örgütüne göre bir vakada bel ağrısının spesifik nedene bağlı olma olasılığı yüzde 0,2 olarak bildirilmiştir. Bu rakamlara baktığımızda yapılabilecek en önemli yorum şudur: Ülkemizde hem halk hem de hekimler bel ağrısını büyük bir oranda bel fıtığına bağlamaktadır. Hâlbuki durum hiç de öyle değildir.
      Bel ağrısının teşhisinde düz grafi ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ülkemizde çok sık kullanılmaktadır. Ancak, X-ray görüntülemede bulunan dejeneratif değişiklikler (disk mesafesi darlığı, osteofitler, skleroz) ile bel ağrısı arasındaki ilişki zayıftır. Görüntülemede saptanan spondilolizis, spondilolistezis, spina bifida, spondiloz ve Scheuermann hastalığının belirtilerle bir bağlantısı yoktur. MRG’de asemptomatik bel fıtığı saptanan kişi oranı yüzde 76’lara kadar çıkmaktadır. Hâlbuki MRG’ye bakıp disk hernisi operasyonu endikasyonu konulmaktadır. Şikâyeti olmayanlarda yüzde 76 oranında bel fıtığı saptanabiliyorsa, MRG ile cerrahi endikasyon koymak ne kadar anlamlıdır? Hemen her türlü bel ağrısında, rutin lomber radyografi ağrı ve fonksiyonel prognoza etkisizdir. Öte yandan, hızlıca MRG yapılmasının direkt grafiye üstünlüğü yoktur, sadece cerrahi oranını artırıcı etkisi vardır. Dünyadaki kılavuzlar (guideline) bel ağrısının erken döneminde (en az bir ay) radyografik görüntülemenin karşısında yer almaktadır. Oysa ülkemizde daha bel ağrısı anamnezi bile alınmadan hastalar radyolojiye gönderilmektedir.
      Yine bel ağrısının ülkemizde yoğun şekilde ameliyat edildiğini biliyoruz. Ampirik de olsa, gözlemlerimize göre ameliyat oranı son yıllarda, özellikle performans uygulamasından sonra gittikçe artmaktadır. Burada bazı kılavuz verilerinden söz edelim: Dejeneratif değişikliklerle birlikte olan kronik radiküler olmayan bel ağrısında yapılan spinal füzyonun yoğun rehabilitasyona üstünlüğü yoktur. Radikülopatili disk prolapsusunda standart açık diskektominin yararı, cerrahi olmayan tedavilere göre az-orta derecede daha üstündür. Ancak, burada iyiliğin süresi üç ay-dört yıl arasında değişmektedir. Bütün bunların yanında, kılavuzların radikülopatili bel fıtığında cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin etkileri ile ilgili görüşü, yeterli kanıtın olmadığıdır. Mayo Klinik, radikülopatide cerrahi endikasyonu şu kriterlerle bildirmektedir: Altı haftalık konservatif tedavide belirtiler gerilemiyorsa, ilerleyici kuvvetsizlik oluşuyorsa, temel aktivitelerde bile ciddi sıkıntı varsa.
      Dünya Sağlık Örgütü, özellikle yaşlılarda disk hernisi ve spinal kanal daralmasının görüntüleme tekniklerinde çok sık görüldüğünü, birçok vakada bu görünümlerin ağrı ile ilgili olmadığını ve cerrahide çok az bir bölümünde ağrının tamamen ortadan kaldırılmasının söz konusu olduğunu bildirmektedir.
      Kılavuzlar bel ağrısının prognozunun kötü olması ve kronikleşmesinin nedeni olarak psikolojik sıkıntı, depresyon, işten tatmin olmama ve somatizasyonu önemli parametreler olarak vermektedir. Hastanın işe yavaş dönüşü; psikolojik sıkıntı, yaşlılık, kadın olmak, fonksiyonel disabilite olması, iş veya iş arkadaşları ile ilgili problem olması, önceden hastanede yatış olması ve önceden bel ağrısı epizodunun olması ile ilişkilendirilmektedir. Kötü prognoz, eğitim seviyesinin düşüklüğü ile anlamlı olarak koreledir. O halde bel ağrısında prognozun tayin edilebilmesinde yukarıdaki faktörler mutlaka değerlendirilmelidir.
      Bel ağrısının yüzde 70’e kadar olan nedenini idiyopatik olarak bildiren yayınlar vardır. İlgili hekimlerin, dünya üzerinde çok sık karşılaşılan bu belirtiye kılavuzların doğrultusunda çok daha itinalı olarak yaklaşmaları yararlı olacaktır. Görüntüleme metotlarının gerektiğinde kullanılması, cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin uygun şekillerde planlanması, hastaların psikolojik durumlarının da göz önüne alınması hem tasarruf hem de optimum yararlanım sağlayacaktır.
      Geçmiş olsun.

  51. alper 4 Ocak 2013 at 15:52 - Reply

    merhaba hocam ben abd de yasiyorum 28 YASINDAYIM VE YILLARCA YARI PROFOSYENEL OLARAK CESITLI SPORLA UGRASTIM SIMDI BURDA IS HAYATINDAYIM NEYSE yaklasik 8 aydir bir bel agrim var ilk basta sabah uayndiktan sonra bir sure ayakta bekleyince basliyordu oturunca geciyorda zamanla yol yurumekle beraber ayakta 10-15 dkk saBIT KALDIKTAN SONRA ARTMAYA BASLADI OZLLIKLE UZUN MEAFELI YOL YURURKEN VE AYAKTA KALIRKEN BEL KEMIGIMIN KUYRUK SOKUMUNUN UST KISMI, YANI SIRTIMIN ORTA KISMININ ALTI BELIMIN UST KsIMI DIYEYIM. O BOLGEDEKI BEL KEMIGIMDE AGRI HISSEDIYORUM EL ILE ELLEYINCE DE BELIRGIN OLARAK AGRI VAR SANKI KEMIK INCILMIS GIBI, ONE DOGRU EGILEBILIYORUM ARKAYA EGILIRKEN AGRI DAHA BELIRGIN OLUYOR amam haraketimde kistlanma yok .YERDE YARATKEN AGRIM KALMIYOR OTURUNCA SIRTIMA DESTEK KOYUNCA AGRIM OLMIYOR destek koymas isem agri oluyor. KOSABILIRYORUM KOSUNCA AGRI HISSETMIYORUM AMA YURUYUNCE OLUYOR BIR BUCUK AYDIR YUZME YAPIYORUM AYNI ZAMANDA UZUN MEAFEDE YUZEBILIYORUM 30 DKK DURMADAN MESELA, YUZMEDEN SONRA BIR KAC DKK AGRIM OLMUYOR SONRA BIRAZ AYAKTA BEKLEYINCE AGRI BASLIYOR -HIC BIR SEKILDE AYAKLARIMDA PARMAKLARIMDA AGRI OLMADI. VE BUGUNE KADAR HISSETMEDIM SADECE AYAKTA UZUN SURE BEKLEYINCE HAFIF KALCAMDA AGRI OLUYOR AMA SIKINTI SU 1 HAFTA YUZUYORUM AGRIYI KONTROL ALTINA ALIYORUM SONRA BIR GUN AYAKTA KALAYIM YARIM SAAT BUTUN UGRASLARIM SONA ERIYOR KONTROLE ALDIGIM AGRI TEKRAR BASLIYOR 7-8 AYDIR YAKLASIK ZAMAN ZAMAN AZ KONTROL ALTINA ALIP ZAMAN ZAMAN ARTAN BEL AGRIM HATTA BEL KEMIGIMDE OLUSAN BIR AGRI OLUYOR UZUN YAZDIM BIRDE HASTEHANE OLAYLARI COK ZOR VE KOTU BURDA AMA BURDA HASTEHANELER COK ILGILENMEDI MR CEKTIRMEK BILE COK ZORLUYORLAR YANI EN SON SAFAYA KADAR BEKLEMEMI ISTIYORLAR . DOGRU BENI OLDUREN BIR AGRIM YOK AMA SUREKLI OLUNCA PSIKOLOJIK OLARAK MORALIM BOZULUYOR RAHAT OLAMIYORUM BU BELIRTILERI VE DURUMUMU GOZ ONUNDE BULUNDURARRAK AGRIMIN NE OLDUGU VE YA NE OLABILECEGI KONUSUNDA BANA BILGI VEREBILIRMISINZ BEN BU ISI CERRAHI OLMIYAN SPORTIF YONTEMLERLE COZMEK ISTIYORUM CUNKU AMA DURURMUMUN NE OLDUGUNU BILMEM GEREKIYOR BIRDE 8 AY ONCESINE GORE 10 KILO KADARDA VERDIM O ZMAN 100 KILO CIVARINDA IDIM SIMDI 90 A DUSTUM VUCUT YAPIM ATLETIK BELIRGIN BIR YAG KUTLEM YOK BIRAZ GOBEGIM VAR TESEKKURLER

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 5 Ocak 2013 at 17:49 - Reply

      Geçmiş olsun. “www.medimagazin.com” adresinde yayınlanan Medimagazin Gazetesinde çıkmış son yazım aşağıdadır. Yararlanacağınızı sanıyorum.

      Bel Ağrısı

      Tüm popülasyonlarda bireylerin yüzde 80’inde, yaşamın bir evresinde bel ağrısı şikâyeti ortaya çıkacaktır. Bu kadar yaygın görülmesi, birçok hekim grubunu ilgilendirmesi, yüksek oranda iş gücü kaybına neden olabilmesi bel ağrısını önemli kılan nedenlerdendir.

      Literatürde birinci basamak sağlık hizmetlerinde saptanan bel ağrısı nedenleri şu şekilde yer almaktadır: Hastaların yüzde 90’ında nonspesifik, kesin patoloji ile zayıf korelasyonlu bel ağrısı; yüzde 4’ünde semptomatik disk hernisi; yüzde 4’ünde kompresyon fraktürü; yüzde 3’ünde spinal stenoz; yüzde 0,7’sinde spinal malignansi (primer/sekonder); yüzde 0,3-5’inde ankilozan spondilit; yüzde 0,01’inde spinal enfeksiyon.

      Siyatalji ile sonuçlanan disk hernisinin ömür boyu prevalansı erkeklerde yüzde 5, kadınlarda yüzde 2,5’tir. Dünya Sağlık Örgütüne göre bir vakada bel ağrısının spesifik nedene bağlı olma olasılığı yüzde 0,2 olarak bildirilmiştir. Bu rakamlara baktığımızda yapılabilecek en önemli yorum şudur: Ülkemizde hem halk hem de hekimler bel ağrısını büyük bir oranda bel fıtığına bağlamaktadır. Hâlbuki durum hiç de öyle değildir.

      Bel ağrısının teşhisinde düz grafi ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ülkemizde çok sık kullanılmaktadır. Ancak, X-ray görüntülemede bulunan dejeneratif değişiklikler (disk mesafesi darlığı, osteofitler, skleroz) ile bel ağrısı arasındaki ilişki zayıftır. Görüntülemede saptanan spondilolizis, spondilolistezis, spina bifida, spondiloz ve Scheuermann hastalığının belirtilerle bir bağlantısı yoktur. MRG’de asemptomatik bel fıtığı saptanan kişi oranı yüzde 76’lara kadar çıkmaktadır. Hâlbuki MRG’ye bakıp disk hernisi operasyonu endikasyonu konulmaktadır. Şikâyeti olmayanlarda yüzde 76 oranında bel fıtığı saptanabiliyorsa, MRG ile cerrahi endikasyon koymak ne kadar anlamlıdır? Hemen her türlü bel ağrısında, rutin lomber radyografi ağrı ve fonksiyonel prognoza etkisizdir. Öte yandan, hızlıca MRG yapılmasının direkt grafiye üstünlüğü yoktur, sadece cerrahi oranını artırıcı etkisi vardır. Dünyadaki kılavuzlar (guideline) bel ağrısının erken döneminde (en az bir ay) radyografik görüntülemenin karşısında yer almaktadır. Oysa ülkemizde daha bel ağrısı anamnezi bile alınmadan hastalar radyolojiye gönderilmektedir.

      Yine bel ağrısının ülkemizde yoğun şekilde ameliyat edildiğini biliyoruz. Ampirik de olsa, gözlemlerimize göre ameliyat oranı son yıllarda, özellikle performans uygulamasından sonra gittikçe artmaktadır. Burada bazı kılavuz verilerinden söz edelim: Dejeneratif değişikliklerle birlikte olan kronik radiküler olmayan bel ağrısında yapılan spinal füzyonun yoğun rehabilitasyona üstünlüğü yoktur. Radikülopatili disk prolapsusunda standart açık diskektominin yararı, cerrahi olmayan tedavilere göre az-orta derecede daha üstündür. Ancak, burada iyiliğin süresi üç ay-dört yıl arasında değişmektedir. Bütün bunların yanında, kılavuzların radikülopatili bel fıtığında cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin etkileri ile ilgili görüşü, yeterli kanıtın olmadığıdır. Mayo Klinik, radikülopatide cerrahi endikasyonu şu kriterlerle bildirmektedir: Altı haftalık konservatif tedavide belirtiler gerilemiyorsa, ilerleyici kuvvetsizlik oluşuyorsa, temel aktivitelerde bile ciddi sıkıntı varsa.

      Dünya Sağlık Örgütü, özellikle yaşlılarda disk hernisi ve spinal kanal daralmasının görüntüleme tekniklerinde çok sık görüldüğünü, birçok vakada bu görünümlerin ağrı ile ilgili olmadığını ve cerrahide çok az bir bölümünde ağrının tamamen ortadan kaldırılmasının söz konusu olduğunu bildirmektedir.

      Kılavuzlar bel ağrısının prognozunun kötü olması ve kronikleşmesinin nedeni olarak psikolojik sıkıntı, depresyon, işten tatmin olmama ve somatizasyonu önemli parametreler olarak vermektedir. Hastanın işe yavaş dönüşü; psikolojik sıkıntı, yaşlılık, kadın olmak, fonksiyonel disabilite olması, iş veya iş arkadaşları ile ilgili problem olması, önceden hastanede yatış olması ve önceden bel ağrısı epizodunun olması ile ilişkilendirilmektedir. Kötü prognoz, eğitim seviyesinin düşüklüğü ile anlamlı olarak koreledir. O halde bel ağrısında prognozun tayin edilebilmesinde yukarıdaki faktörler mutlaka değerlendirilmelidir.

      Bel ağrısının yüzde 70’e kadar olan nedenini idiyopatik olarak bildiren yayınlar vardır. İlgili hekimlerin, dünya üzerinde çok sık karşılaşılan bu belirtiye kılavuzların doğrultusunda çok daha itinalı olarak yaklaşmaları yararlı olacaktır. Görüntüleme metotlarının gerektiğinde kullanılması, cerrahi ve cerrahi olmayan tedavilerin uygun şekillerde planlanması, hastaların psikolojik durumlarının da göz önüne alınması hem tasarruf hem de optimum yararlanım sağlayacaktır.

  52. fatif güner 21 Kasım 2012 at 23:59 - Reply

    Merhaba hocam ben 29 yaşındayım, bazen belimde bazen kalçamda ortaya çıkan 10 yıldır devam eden ağrılarım var. ağrılarım şu durumlarda ortaya çıkıyor:

    *hapşurunca sol kalçamda şiddetli ağrı
    *gün içinde oturduğumda yada uzandığımda bir süre sonra kalkmaya çalıştığımda belimde ve kalçamda ağrı oluyor. bir kaç adım adım attıktan sonra ağrı azalıyor.
    *Gece yatakta sağa sola dönmeye çalışırken kalçamda ağrı oluyor .
    *Gün içinde ayakta beklerken ağrılarım artıyor.
    *Genelde ağrılarımı sol tarafta hissediyorum ama bazende sağ tarafta hissediyorum.
    *soğukta ağrılarım artıyor , sıcak uyguladığımda azalıyor.

    hocam 10 yıldır çekiyorum bu ağrıları bel fıtığı başlangıcı, iltihaplı romatizma, bursit romatizması diyen doktorlar oldu değişik ilaçlar kullandım ama geçmedi, hocam siz ne yapmamı önerirsiniz. şimdiden teşekkür ederim.

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 22 Kasım 2012 at 11:10 - Reply

      Bel ağrısı çok karışık bir konudur. Çoğunlukla teşhis konulamaz; bel ağrısının özellikli bir nedeni bulunamaz. Ancak bel ağrılarının %90 kadarı mekanik nedenlere bağlıdır. Bunun dışında romatizma, enfeksiyon, kemik erimesine bağlı kırıklar gibi nedenler bel ağrısından sorumlu olabilir. Öncelikle iyi bir muayene şarttır. Buna göre uygulanacak dikkatli tedaviler, hasta eğitimi, sabırlı takipler ile sonuca ulaşmak olanaklıdır. Lütfen 0-530-3711855 numaralı telefondan randevu alınız. Geçmiş olsun.

  53. nilüfer 26 Ekim 2012 at 19:31 - Reply

    2 yıldır devam eden sırt boyun ağrılarım var özellikle boyun cevresine yanma batma seklinde kollarıma inen bi ağrı aynı zaman da sürekli gerginim ruhende bana sıkıntı oluyo geceleri çok artıyo eşim genelde hergün sırtıma kuvet uygulayatrak kıtlatınca hafifliyo ama tekrarlıyo hocam cevap verin lütfen

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 29 Ekim 2012 at 14:31 - Reply

      Boyun ağrılarının büyük bir bölümü sanılanın aksine fıtık değil fakat yumuşak doku romatizmaları ile ilgilidir. Masajın iyi etkisi olabilir ancak kesinlikle aşırı masajlardan kaçınmak gerekir. Öncelikle detaylıca sizinle konuşarak ve sizi muayene ederek tanıyı koymamız gerekmektedir. Lütfen 0-530-3711855 numaralı telefondan randevu alınız. Geçmiş olsun.

  54. SELMA YILDIRIM 17 Haziran 2012 at 18:12 - Reply

    Hocam merhaba ben 40 yaşında 19 ay önce boyun fıtığı ameliyatı geçirmiş birisiyim bir buçuk yıl çok iyiydim sonra rüzgar ve terleme sonucu ya da hatalı bir haraket ağrılarım tekrar arttı 20 gün romatemde fizik tedavi ve beş seanste hilterapi uygulandı tedavim biteli 15 gün oldu ama istediğim gibi ağrılarım geçmedi bana verilen hareketleri günde üç defa onar tekrar yapıyorum oklavayla ve de tipik bilinen başımızı ellerimizle ittirme hareketlerini yapınca rahatlıyorum eskiyle kıyasladığımda ağrı kesicisiz uyuyabiliyorum buna seviniyorum doktorum zamana ihtiyacım olduğunu söylüyor beklemen gerekiyor diyor tesadüfen bir tanıdığımdan sizin adınızı duydum felçli bir hastayı yürütmüşsünüz çok umutlandım sizce ben şimdi ne yepmalıyım boyun fıtığı ameliyatı geçirmiş birisine ne tavsiye edersiniz çaresizim eşim bu arada aile hekimi benim ağrılarıma yardımcı olamadığı için o dahada üzgün hocam cevabınızı bekliyorum ne olur kusuruma bakmayın uzun oldu SAYGILAR SELMA YILDIRIM…

    • Prof. Dr. Erbil DURSUN 19 Haziran 2012 at 20:45 - Reply

      Geçmiş olsun. Fıtık operasyonlarından sonra geçmeyen ağrılar sıkıntılı olabilir. Dikkatli bir muayene, değerlendirme ve doğru tanı tedavide çok önemlidir. Ayrıca sizin durumunuzda çeşitli ilaçların doğru kullanımı da önem taşımaktadır. Lütfen web sitemizdeki bel ağrısı bölümünü dikkatlice okuyun. Çoğu bilgiler boyun ağrısı için de geçerlidir.

Leave A Comment